Sözcükte Anlam

sponsor bağlantılar

 

1.GERÇEK ANLAM

Bir sözcüğün ilk ve asıl anlamına denir. Yani bir sözcüğün söylendiği anda zihnimizde uyandırdığı ilk çağrışım gerçek anlamdır.

Her sözcük, bir kavramı karşılamak üzere doğ­muştur. Sözcüğün bu ilk anlamına temel anlam ya da ulus anlamı denir. Temel anlam, sözcüğün, tek başına söylendiğinde, herkeste çağrıştırdığı anlamıdır.

Gerçek Anlam Örnekler:

Ceketinin düğmelerini ilikledi.
Bağırarak ders anlattığım için boğazım ağrıyor.
Bugün hava, düne göre çok soğuk.
Ağaçtan düştü, kolu kırıldı.
Odadaki ışık yeterli değildi.
Sıcak
çorbayı içince rahatladım.
Dolaptan temiz elbiselerini çıkardı.
Ahmet’in burnu iyi koku alır.
Ağzında
yaralar oluşmuştu.
Elini
hırsla masaya vurdu.

2. YAN ANLAM

Temel anlamıyla bağlantılı olarak zamanla ortaya çıkan değişik anlamlara yan anlam denir. Sözcüğün gerçek anlamının dışında, ancak gerçek anlamıyla az çok yakınlık taşıyan yeni anlamlar kazanması yan anlamı oluşturur. Bir sözcüğün yan anlam kazanmasında genellikle yakıştırma ve benzerlik ilgisi etkili olmaktadır.

Sözcüğün temel anlamı ile yan anlamı arasında bir ilgi vardır.

Yan Anlam Örnekleri:

Masanın bir ayağı kırılmış.
Televizyonu açmak için şu düğmeye basacaksın.
Çuvalın ağzını sıkıca bağladım.
Çocuklar oynarken maket uçağın iki kanadını da kırmışlar.
Ayakkabısının burnu yırtıktı.
Başı
kırık bir çiviyi sökmeye uğraşıyor.
Bu dalda başarılı olabileceğimi sanıyorum.
Köprünün ayağına bomba koymuşlar.
Şişeyi boğazına kadar doldurdu.
Kapının kolunu kırınca babamdan azar işittim.

3. MECAZ ANLAM

Bir sözcüğün gerçek anlamından bütünüyle uzaklaşarak kazandığı yeni anlama mecaz anlam denir. Başka bir deyişle bir kelimenin, gerçek anlamı dışında, başka bir kelimenin yerine kullanılması sonucu ortaya çıkan anlamdır. Bu kullanımda anlatımı renklendirmek ve kuvvetlendirmek esastır. Mecaz anlamda iki kelime bir yönüyle benzerlik ilgisi kurularak birbirine benzetilmiştir.

Mecaz Anlam (Değişmece) Örnekler:

Tatlı sözlerle babasının gönlünü aldı.
Yakında savaş patlayacak.
Hepimiz onun hafif biri olduğunu biliyorduk.
İnce
işlere aklım pek ermiyor.
Kitapları taşırken kolum koptu.
İlk damlalardan sonra yağmur birden coştu.
Bu söze gençlerden biri ince bir karşılık verdi.
Cesaretimin kırılmasına sen sebep oldun.
Onun bu pişkinliğine bir anlam veremedik.
Sokakta keskin bir kömür kokusu var.
Kara
haber tez duyulur.
Yazılıdan zayıf alınca dersten iyice soğudum.
İnce
davranışlarıyla hepimizin gönlünü fethetti.
Galiba dün akşam annemi kırdım.
Boş
laflara karnım tok benim.
İki arkadaş koyu bir sohbete dalmıştı.

4. DEYİM ANLAM

Deyim, en az iki kelimenin kalıplaşarak yeni bir anlam kazanmasıyla oluşan mecazlı sözlerdir. Kelimelerden biri veya her ikisi anlam kaybına uğrar.

Genellikle gerçek anlamından az çok sıyrılarak ilgi çekici anlam taşıyan söz öbeklerine deyim denir. Deyimler anlatıma güzellik, çekicilik, canlılık katar. Türkçe, deyimler bakımından zengin bir dildir.

Deyim Anlam Örnekleri:

Olur olmaz konularla baş ağrıtmayı seversin.
Bu şekilde anlatırsanız aklı yatar.
Sonunda korktuğumuza uğradık, çocuk kayboldu.
Her gördüğüne dudak büküyordu.
Öğrenciler, beni can kulağı ile dinliyordu.
Hiçbir işte dikiş tutturamamıştı.
Senin yaptığın pire için yorgan yakmak.
İki genç adam boğaz boğaza geldi.
Bizimkinin iyice çenesi düştü.
Göze girmek
için her şeyi yapıyor.
Matematiği aklım almıyor.
Çocuk ağzı açık beni dinliyordu.
İşin ağırlığın gözümüzü korkutmuştu.

DEYİMLERİN ÖZELLİKLERİ

1. Kalıplaşmış sözlerdir. Yerleri değiştirilemez; bir kelime çıkarılıp, aynı anlama da gelse yerine başka bir kelime konamaz. “Eli yüzü düzgün” deyimi, “yüzü eli düzgün” biçiminde; “baş kaldırmak” deyimi, “kafa kaldırmak” biçiminde değiştirilip söylenemez; söylense de deyim olmaz.

2. Bir araya gelirken, çoklukla kendi gerçek anlamlarından ayrı bir anlam belirtirler. “Altın kesmek” deyimi, “altını kesip doğramak, parçalara ya da dilimlere ayırmak” anlamında kullanılmaz; bu söz “çok para kazanmak, kazanır durumda olmak” anlamında kullanılır. Ancak kimi deyimlerde, kalıplaşmış sözden çıkan anlam, gerçek anlamın dışında değildir. “Sesi çıkmamak; çoğu gitti, azı kaldı” deyimlerinde olduğu gibi.

3. Kısa ve özlü ifadeler taşırlar. Bir kavramı, bir düşünceyi, bir olayı az sözle belirtmek ya da daha etkili kılmak için kullanılırlar.

4. En az iki kelimeden oluşurlar. Bir kısmı kelime grubu, bir kısmı da cümle hâlinde biçimlenmiştir. “Günaha sokmak, içini dökmek” ve “elifi görse mertek sanır”, “burnu yere düşse almaz” gibi.

5. Çoklukla mastar hâlinde olduklarından fiil çekimine girerler. “Burnunu çekmek” deyimi, “burnunu çekti”; “bozuk çalmak” deyimi, “bozuk çaldı”; “güçlük çıkarmak” deyimi, “güçlük çıkardı” biçiminde çekimlenebilir.

6. Deyimlerin bir çoğu benzetme ve söz sanatları ile süslüdür. Anlatıma güzellik, canlılık ve çekicilik katmak için bu şekilde kullanılırlar. Bu bakımdan, genel kural niteliği taşımazlar. Bu yönleriyle de ata sözlerinden ayrılırlar. Çünkü atasözleri genel kural niteliği taşırlar; yol göstermek, ders ve öğüt vermek amacı güderler. “Ağaçtan maşa aptaldan paşa olmaz” ata sözü, netleşmiş bir genel kuraldır. Denenmiş, uygulanmış, her zaman ve herkes için doğru olan bir genel kural niteliğinde biçimlenmiştir. Oysa “fiyatı kırmak” sözünde genel bir kural yoktur. Çünkü her zaman fiyat dondurulmaz.

7. Bazı benzetmeli söyleyişler deyim olmadıkları hâlde deyim gibi kullanılırlar. “Arpacı kumrusu gibi (düşünmek)”, “beşlik simit gibi (kurulmak)”, “arı kovanı gibi (işlemek)”, “kabak çiçeği gibi (açılmak)” deyimleri, bu türdendirler.

8. Kimi ikilemeler de çoklukla deyim sayılmaktadır. “Allak bullak”, “oldum olası”, “takım taklavat”, “süklüm püklüm”, “ev bark” gibi.

9. Çoğu zaman deyimlerle birleşik kelimeler karıştırılır. Bu yanlışlara düşmekten kimi bilgilere sahip olmakla kurtulmak mümkündür. Birleşik kelimelerin bitişik yazıldıkları, isim soyundan geldikleri, aralarına yapım ve çekim eki girmeyecek kadar kaynaşmış oldukları unutulmamalıdır. Bunun yanı sıra, deyimleri oluşturan kelime gruplarının isim ve fiil çekimlerine girdikleri, aralarına çekim ekleri aldıkları da hatırdan çıkarılmamalıdır. Ancak, bu ilkeler her ne kadar göz önünde tutulsa da, deyimlerle birleşik kelimeleri kimi zaman tam ayırt etmek imkânı yoktur.

10. Bir milletin söz gücünden doğan ve doğduğu toplumun malı olan deyimler, bazı istisnaları dışında mecazdırlar; kelime grubu olarak da isim, sıfat, zarf görevlerinde bulunurlar: “İçten pazarlıklı bir adam” cümlesinde “içten pazarlıklı” deyimi sıfat olarak; “keyfimi kaçırıp gitti” cümlesinde “keyfi kaçmak” deyimi zarf olarak; “karga derneğinde işim yok benim” cümlesinde “karga derneği” deyimi de isim görevinde kullanılmıştır.

5. TERİM ANLAM

Bilim, teknik, sanat, zanaat, spor, ticaret ve meslek dallarıyla ilgili özel anlamlı sözcüklere terim denir.

Terimler, tek anlamlı sözcüklerdir. Terimlerin yan ve mecaz anlamları yoktur. Günlük konuşulan dilin ortak sözcükleri değildir.

Terimler, belli bir alana yönelik sözcükler olduğu için, kullanım alanları azdır.

Kullanım alanı genişleyen, günlük yaşamda yeri olan terimler, genel kullanıma sahip olduğu için, terim özelliğini yitirir ve dilin öteki sözcükleriyle aynı duruma gelir. Radyo, televizyon, uçak, tren gibi.

1. Günlük konuşma dilinde bulunan sözcüklere yeni anlamlar yüklenerek terim oluşturulabilir.

ÖRNEK “Köprü” sözcüğünün günlük dildeki anlamı bellidir. Dişçilikte kullanılan “köprü” sözcüğü ise terimdir.

2. Farklı anlamlı iki sözcüğün birleşmesi yoluyla da terim oluşturulabilir.

ÖRNEK Tek-el, atar-damar, dil-bilim, eş-kenar

3- Yabancı dillerden dilimize giren terim anlamlı söz­cükler de vardır.

Telekominikasyon, radar, priz, radyo

Çeşitli Alanlara İlişkin Terimler

a) Edebiyat Terimleri: Şiir, öykü, deneme, mecaz, cinas, seci, söyleşi…….

b) Matematik Terimleri: Üçgen, eşkenar,doğru, kare, pi sayısı, logaritma…

c) Kimya Terimleri: Çözünürlük, element, atommolekül…

d) Fizik Terimleri: ivme, ışık , kırılma, iletken,optik…

e) Felsefe Terimleri: Nihilizm, pragmatizm,dogmatizm…

f) Spor Terimleri: Gol, set, taç, kroşe, kros, şut, smaç…

UYARI 1: Bir sözcük farklı bilim dallarında farklı terim anlamlara sahip olabilir.Örneğin kök sözcüğü matematikte de, Tıpta da terim anlamıyla kullanılabilir.Yine “perde” sözcüğü hem tiyatroda hem de müzikte terim anlamda kullanılabilir.

UYARI 2 : Bir sözcüğün terim anlam sahibi olabilmesi için mutlaka o bilimdalı ile ilgili bir cümlede geçmesi gerekir. Hiç bir sözcük tek başına terim anlam sahibi olamaz.

ÖRNEK “Konuya yanlış açıdan bakıyorsun.” cümlesinde açı sözcüğü terim anlam dışıdır. Fakat, “Üçgende en önemli birim açılardır.” cümlesinde açı sözcüğü bir geometri terimi olarak kullanılmıştır.


Sözcükte Anlam – Konu Anlatımlı Videolar

Sözcükte Anlam – Soru Çözümlü Videolar

28 Yorum

  1. süper olmuş canıMss

  2. fazla iyi deildi

  3. hiç işime yaramadı

    • katılıyorum

  4. hiç bir işime yaramadı

  5. bana bir çok seyde yardımcı odu

  6. saol ödevim için çok iyi oldu teşekkür ederim

  7. şekil:D

  8. türk edebiyatı’nı çok seviyorum hatay’dan hepinize selam

    • Farklı konularda bir eksiğiniz varsa ve siteye eklenmesini istiyorsanız; aşağıdaki link e tıklayınız. Ve isteğinizi yapınız

      http://www.dersci.com/konu-istekleri

    • fizik çok severim

  9. Teşekkürler . Dersimde çok faydası oldu.

  10. ödevim bitti

  11. çok güzel birşey yarin sınavımız var yan anlamı bilmiyodum bunu yapanlara çççoookkk tşk ederim

    • bence der tatlim

  12. İstedigimi bulamadım iğrenç yapmıssınız kapattırcam bu sıteyi

    • senin buna gücün yetmez :)

  13. istetediğimi bulamadım

  14. bana çok iyi geldi.

    • banada

  15. cevaplar için teşekkürler**

  16. istediğimi bulamadım

  17. çok güzel şeyler varmış…………………………………:):):):):):):):):):):):):):):):):):):):):):)):):):):):):):):):):)

    ,

  18. teşekkürler

    • bencede çok iyiymiş

  19. iyi yapmıssiniz

    • Teşekkürler

Pingler ve geri izlemeler

Yorum yapın